Test
Bilecik merkeze bağlı Çukurören köyünde yetiştirilen ve 6 yıl önce coğrafi işaret alarak tescil edilen acı kırmızıbiber, duvar ve balkonlarda kurutuluyor. Hemen, hemen her evin balkonuna, duvarına, çatısına asılan ve adeta köyü kırmızıya boyayan biberin oluşturduğu görüntü dikkat çekiyor. Merkeze 10 kilometre uzaklıktaki köyde, yaklaşık 160 yıl önce Türkiye’ye gelen göçmenlerin yanlarında getirdiği ata tohumlarıyla başlayan üretim devam ediyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün iyi tarım uygulamaları kapsamında yetiştirilen ’Çukurören biberi’, hasadın ardından kurutma işlemi için kadınlar tarafından özenle iplere diziliyor. Hemen hemen her evin balkonuna, duvarına, çatısına asılarak kurutulan ve adeta köyü kırmızıya boyayan biberin oluşturduğu görüntü dikkati çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca 2020 yılında coğrafi işaret olarak tescillenen biberler, kurutulup öğütüldükten sonra ağırlıklı Marmara ve Ege bölgeleri başta olmak üzere birçok kente gönderiliyor. "Böyle kızardıktan sonra biberler birer birer diziyoruz" Çukurören Köyü Muhtarı Muhittin Dündar, biberin genetik özelliğinin bozulmadığını, aroması farklı bir ürün olduğunu söyledi. Bu biberin kalitesinin yetiştiği toprak ve sudan geldiğini belirten Dündar, "Mart ayında bunun serada çimlerini yetiştiriyoruz. Çimlerini yetiştirdikten sonra bunlar büyüdükten sonra bahçelerimizde çimlerini aşılıyoruz. Böylelikle aşama, aşama hazır hale geliyor. Böyle kızardıktan sonra biberler birer birer diziyoruz" dedi. "Ata tohumundan 160-170 senedir bu şekilde üretmekteyiz" Dündar açıklamasının devamında, "Şimdi bizim bu biberimiz Ata tohumu. 160-170 senedir bu şekilde üretmekteyiz. Bu yıl geçen seneye göre daha iyi üretim. Fiyatlar geçen seneye göre yüzde 50 arttı. Geçen sene 350-400 arasıydı, bu sene 500 ila 600 TL arası fiyatı. Toplar, yani bir dizisi bu zamanlar geçen sene 25 liraydı, bu sene 30-35 TL. Türkiye’nin her tarafına biber yolluyoruz. Önceden kendimiz götürüyorduk, yine devam ediyoruz ama şimdi kargoyla da yolluyoruz" diye konuştu. "Köye turlar düzenleniyor" Köyün kırmızıya bürünmüş halini çekmek için Türkiye’nin dört bir yanından fotoğraf tutkunların geldiğini anlatan Dündar, "Bizim Çukurören köyü ve Bilecik’imize turlar düzenleniyor. Fotoğrafçılar geliyor, bunların bu şekilde fotoğraflarını çekip gidiyorlar. Bunun için bizler de hem üniversitemiz hem de köydeki kadınlarımızla giriş çıkış ve bazı noktaları köyümüzü tanıtıcı evlerin duvarlarına resimler çizdik, boyadık. Bunlar da gelenlerin ilgisini çekiyor" ifadelerine yer verdi. "Pahalı diyorlar ama emeği çok" Biber dizen Fatma Güney ise, "Pahalı diyorlar ama emeği çok. Bu biberleri iğneyle boncuk dizmeye benziyor. Birer birer boncuk dizer gibi diziyoruz. Bundan önce de çimlendirme, tohumu, sulaması, gübresi çok meşakkatli bir iş. Böyle günlerce köydeki kadınlar yere oturarak, diziyoruz bunları" dedi.

Sosyal medya hesaplarımızı takip edin

Yorum Yap